<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fatih Güneş kişisel günlüğü &#187; Hayat</title>
	<atom:link href="http://www.fatihgunes.com/category/hayat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fatihgunes.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 12:53:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Referandum, duma duma dum!</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/referandum/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/referandum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 11:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihgunes.com/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[İlk defa politik bir yazı yazıyorum. Konu bir aydan az süre kalan Referandum. En baştan söyliyeyim, referandum da tercihimin Evet mi Hayır mı olacağı henüz belli değil. Araştırmaya da yeni yeni başladım. Yazım tercihimin renginden veya referanduma konu olan anayasa değişiklik paketinden çok bu konu etrafındaki toplumsal gözlemlerimden oluşuyor.
Biz Hayır demesini bilmeyiz!
Öncelikle referandum sonucuna ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/08/referandum.jpg"><img class="size-full wp-image-307 alignleft" style="border: 2px solid black; margin: 2px 5px;" title="referandum" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/08/referandum.jpg" alt="" width="206" height="154" /></a>İlk defa politik bir yazı yazıyorum. Konu bir aydan az süre kalan Referandum. En baştan söyliyeyim, referandum da tercihimin Evet mi Hayır mı olacağı henüz belli değil. Araştırmaya da yeni yeni başladım. Yazım tercihimin renginden veya referanduma konu olan anayasa değişiklik paketinden çok bu konu etrafındaki toplumsal gözlemlerimden oluşuyor.<span id="more-304"></span></p>
<h3>Biz Hayır demesini bilmeyiz!</h3>
<p>Öncelikle referandum sonucuna ilişkin tahminimi söyleyeyim: Referandum&#8217;dan %62-67 arasında Evet çıkacağını tahmin ediyorum. Sebebi toplum olarak; pozitif, sağduyulu ve kaderci bir yapımızın olması. Bizim halkımızın yüzüne gül, bir selam ver, ağzındaki lokmasına ortak olursun. Ortalama bir talebe alacağın muhtemel cevap büyük ihtimal pozitif olacaktır. Bunu bir eleştiri anlamında söylemiyorum. Sadece gözlemlerim bu yönde. Gençliğimde, takdir ettiğim ve saygı duyduğum nadir bir politikacı olan Kamuran İnan Bey&#8217;in bir kitabını okumuştum: &#8220;Hayır diyebilen Türkiye&#8221;. Kitap daha çok dış politika ekseninde Türkiye&#8217;nin Hayır diyememesinin dezavantajlarını anlatıyor ve Hayır demenin nasıl bir güç olduğunu tecrübelerle örneklendiriyordu.</p>
<p><strong>Hayır demek, Evet demekten zordur. </strong>Neden böyle? Reddetmek, sağlam bir karakter, net bir duruş ve detaylı inceleme ve araştırma gerektirir.</p>
<p>Şöyle bir iddiam var: Referanduma sunulan anayasa paketindeki her madde, tam tersini ifade edecek şekilde değiştirilsin. Referandumdan çıkan sonuç, en az %51, yine Evet olacaktır!</p>
<h3>Hayırcılar daha çok çalışıyor.</h3>
<p>Eksik olduğumuz konulardan biri de toplumsal reflekslerimizin zayıf olması. Bunun orta ve yakın tarihimizle doğrudan bağlantısı olduğunu düşünüyorum. Bu referandumda dikkatimi çeken konulardan birisi, Hayır cephesinin çok daha aktif ve daha fazla çalışıyor olması. Bugüne kadar elime tutuşturulan broşürlerden (ki hepsini alıp dikkatle okuyorum) %80 i Hayır&#8217;cılardan.</p>
<p>Cumhurbaşkanı birkaç gün önce bir açıklama yaparak, artık liderlerin paketin içeriğini konuşmaya başlaması gerektiğini söyledi. Sadece liderler mi? Genel olarak ne propoganda içeriklerinde, ne de insanların arasında konuşulanlarda, paketin içeriğine dair çok az şeye rastlıyorum. Daha çok <strong>taraf olmamız isteniyor</strong>. Sloganlar havada uçuşuyor, yakın tarihe referanslar verilerek haklılık, daha doğrusu taraftarlık hedefleniyor. Bugüne kadar içeriğe dair rastladığım tek broşür, Ak parti tarafından hazırlanmış, karikatürlerle anlaşılırlık sağlanmış, bir kitapçıktı ki bence yeterli olmasa bile en bilgilendirici çalışmaydı.</p>
<h3>Azla yetinen, çoğu hiç bulamaz!</h3>
<p>Evet cephesindeki popüler yaklaşımlardan biri &#8220;Yetmez, ama Evet&#8221;. Yetmiyorsa niye Evet? Bizde meşhur bir atasözü vardır: &#8220;Azla yetinmeyen çoğu bulamaz&#8221; diye. Bir arkadaşım şöyle bir yorum yapmıştı bir tarihte: &#8220;Azla yetinen çoğu hiç bulamaz&#8221;. Sonradan çok hak verdim kendisine, çünkü azla yetinen çoğu hiç aramıyordu bile.</p>
<p>Bu yaklaşımın sebebi, anayasa değişiklik paketinin içeriğinin, Evet cephesini bile tatmin etmemesi. Peki bu paket bizi tatmin etmiyorsa, neden bu pakete hayır, gidin daha iddialı, daha dolu bir paketle gelin diyemiyoruz. İki sebebi var: 1 &#8211; Politik atalet: Darbe anayasası geleli 30 sene olmuş, en iddiasız paket için bile tek parti iktidarının burnundan kan geldi. Şimdi değişmezse ne zaman değişecek! 2 &#8211; Referandum pahalı birşey: Bizim, İsviçre gibi Cami minaresi için bile referandum yapacak lüksümüz yok.</p>
<p>Öyleyse, tek seferde en kapsamlı ve iddialı paket olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Benim idealimdeki pakette şunlar kesinlikle bulunmalıydı:</p>
<ol>
<li>Anayasa paketinin kolayca değişebilmesinin ve modern demokrasilerde olduğu gibi sadeleşmesinin yolu açılmalı.</li>
<li>Daha adil bir seçim sisteminin yolu açılmalı, artık bir utanç olan seçim barajı düşmeli.</li>
<li>Toplum ve kurumlardaki (özellikle siyasi partilerdeki) iç demokrasiyi arttırıcı önlemler olmalı (mevcut pakette kısmen var bu)</li>
<li>Yönetimde denetim ve şeffaflık arttırıcı maddeler bulunmalı</li>
<li>Toplumsal eşitlik ve özgürüklerin önünü açan maddeler bulunmalı. Farklı din, dil, etnik köken ve diğer tüm ayrışmalara eşit yaklaşan bir anayasanın temelleri atılmalı. Gerçek demokratik açılım bu referandum ile sağlanmalı.</li>
</ol>
<p>(araştırmalarım devam ettikçe, liste genişleyecek&#8230;)</p>
<h3>Şarkılar bizi söyler.</h3>
<p>Son olarak hoş bir anekdot ile kapatayım: Evimin tam karşısında Ramazan dolayısıyla bir panayır kuruldu. Panayırın bir köşesinde Hayırcılar için propoganda noktası, diğer köşesinde Evetciler için bir nokta tahsis edilmiş. Hayırcılar, Barış Manço&#8217;nun güzel bir şarkısının nakaratını çalıyorlar sık sık: &#8220;Hayır, hayır, yüzbin kere hayır, inanmıyorum sana&#8221; diye haykırıyor, merhum. Evetcilerin köşesinden bir müzik gelmiyor. Bana sorsalardı, Ebru Gündeş&#8217;ten &#8220;Evet, söylüyorum Evet, istiyorum Evet, seviyorum, aşığım sana&#8221; çalmalarını önerirdim.</p>
<p>Ek: Keskin kalem, Yılmaz Özdil den Referandum konulu hoş bir <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15593893.asp" target="_blank">yazı</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/referandum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Body Worlds: Her insan bir dünyadır!</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/body-worlds/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/body-worlds/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 22:54:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[body worlds]]></category>
		<category><![CDATA[body worlds türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihgunes.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftasonu harika bir sergiye gittim: Body Worlds Orijinal Vücut Dünyası sergisi. Sergi İstanbul &#8211; Karaköy Antrepo 3 de, nargilecilerin hemen yanından İstanbul Modern&#8217;e gider gibi giriliyor. Gerçek insan vücut ve organlarının plastinasyon tekniği ile korunarak sergilenmesi. Sergi, tıp öğrencilerine ve insan vücuduna meraklı benim gibi kişiler için bulunmaz bir fırsattı. Tereddüt etmeden hemen gittim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-282" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="bodyworlds_poster" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_poster.jpg" alt="" width="227" height="275" /></a>Bu haftasonu harika bir sergiye gittim: <a href="http://www.bodyworlds-istanbul.com/" target="_blank">Body Worlds</a> Orijinal Vücut Dünyası sergisi. Sergi İstanbul &#8211; Karaköy Antrepo 3 de, nargilecilerin hemen yanından İstanbul Modern&#8217;e gider gibi giriliyor. Gerçek insan vücut ve organlarının plastinasyon tekniği ile korunarak sergilenmesi. Sergi, tıp öğrencilerine ve insan vücuduna meraklı benim gibi kişiler için bulunmaz bir fırsattı. Tereddüt etmeden hemen gittim. Benim için unutulmayacak ve çok faydalı bir deneyimdi.</p>
<p>Tıbbi konulara olan ilgim, üniversiteden sonra başladı. Bu sayede, insan biyolojisi, bunun fiziksel ve kimyasal temelleri, beyin &#8211; psikoloji &#8211; davranış ilişkileri, insan ve çevresindeki ekosistem ile ilişkileri üzerinde zaman zaman fikirler yürüten bir meraklı oluverdim. Body Worlds sergisinin posterini gördüğüm anda, işte dedim, bunca zamandır üzerinde fikir yürüttüğün kavramları sağlam temellere oturtman için harika bir fırsat. Sergi beklentimi fazlasıyla karşıladı. Öğrendiğim teorik bilgiler, bir yapbozun parçalarının birleşmesi gibi yerli yerine oturarak, büyük resmi çok daha net görmemi sağladı. Yazının devamında, sergilenme sırasına göre gördüklerimi ve düşündüklerimi özetlemeye çalışacağım.</p>
<p><span id="more-274"></span><strong>Yüz yüze</strong>: Sergi girişinde insan yüzündeki yaşlanmayı, çocukluktan yaşlılığa kadar gösteren animasyonlar ile karşılıyor bizi. Böylece kısa bir sürede bütün bir hayat döngüsünün sergileneceğini kavrayıveriyorsunuz.</p>
<p><strong>Ana rahminde</strong>: İlk bölümünde, anne karnındaki ceninin, 4. haftadan başlayan (bu aşamada mercimek tanesinden küçük) büyüme süreci, adım adım gerçek ceninler ile görülebiliyor. Bu bölüm kürtajın neden cinayet ile eş tutulduğunu net olarak anlatıyor.</p>
<p><strong>İskelet</strong>: İkinci bölümde insan iskeleti, kemik yapıları, omurga ve eklem çeşitleri sergileniyor. İnsan vücudundaki en küçük kemiler olan örs, çekiç ve üzengi minicik boyutları ile etkileyici. İnsan derisinin vücudun en büyük organı olduğu, tüm derisini elinde taşıyan bir insan vücudu ile betimlenmiş.</p>
<p><strong><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_TaiChi_man.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-283" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="bw_TaiChi_man" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_TaiChi_man.jpg" alt="" width="275" height="409" /></a>Protezler</strong>: Tai-chi duruşunda modellenmiş bir insan vücudu üzerinde, ortopedistlerin vücudun nerelerine nasıl protezler uyguladığı açık olarak gösteriliyor. Tai-chi adamını detaylı inceledim ve insanın gelecekte nasıl bir yarı robot olacağı gözümde canlandı!</p>
<p><strong>Sinir Sistemi</strong>: İnsanın sinir sisteminin, birkaç insan örneği üzerinde, omirilikten başlayarak, omurga üzerinden tüm vücudu nasıl ağ gibi sardığı, bu sistemin beyin ile vücut arasındaki iletişimi, nöronlar üzerinden elektriksel akımla nasıl mikrofiber bir kablolar ağı gibi ilettiği açık olarak görülüyor. Özellikle yüz mimiklerini sağlayan sinirler, en derin anlamlar için vücudun nasıl koordinasyon uyguladığını anlatıyor .</p>
<p><strong>Beyin</strong>: İnsan beyninin dış yüzeyi ve kıvrımları örnekler ile, iç yapısı kesitler ile sergilenmiş. Benin içindeki sıvı boşluklarını ve fonksiyonlarını burada öğrendim. Ayrıca alzheimer ve beyin kanaması gibi hastalıkları, doğrudan bu vakaları yaşamış beyin örnekleri üzerinde görerek kafamda anlamlandırdım. Bir at bedeni üzerindeki insan bedeni, bir elinde kendi beyni diğer elinde atın beyni ile modellenerek, insan evriminin mucizesi betimlenmiş.</p>
<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_horseandman.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-293" title="bw_horseandman" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_horseandman.jpg" alt="" width="288" height="384" /></a></p>
<p><strong>Yaşlanma</strong>: Sergi, insan yaşlanmasının bir yıpranma süreci olduğunu, iskelet ve kas sisteminin zaman içinde nasıl bir deformasyona uğradığını, yaşlanmış bedenler ile net olarak gösteriyor. Ayrıca uzun ve sağlıklı yaşam için gerekli bilgileri panoramik olarak sunan bir bölümü var.</p>
<p><strong>İç Organlar</strong>: İnsanın iç organlarının gerçek boyut ve konumlarını, 3 boyutlu olarak görmek, etrafında dolaşmak, incelemek inanılmaz bir deneyim. Bir vücudu parça parça 3 boyutta açarak gösterdikleri örnek beni büyüledi.</p>
<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_body3d.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-294" title="bw_body3d" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_body3d.jpg" alt="" width="288" height="384" /></a></p>
<p><strong>Akciğer</strong>: İç organlar bölümü solunum sistemi ve akciğer ile başlıyor. Bu bölümde, sigara içmiş bir insanın akciğeri ile içmemiş bir insanın akciğeri yanana sergilenmiş ki bunu gören bir insanın sigaraya kayıtsız kalması imkansız. Resimlerini hep görürdük ama gerçeğinin yarattığı etki bambaşka.</p>
<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bodyworlds_nonsmokerlung_450x350.jpg"><img class="size-full wp-image-284 alignnone" title="bodyworlds_nonsmokerlung_450x350" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bodyworlds_nonsmokerlung_450x350.jpg" alt="" width="227" height="176" /></a><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bodyworlds_smoker_450x350.jpg"><img class="size-full wp-image-285 alignnone" title="bodyworlds_smoker_450x350" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bodyworlds_smoker_450x350.jpg" alt="" width="227" height="176" /></a></p>
<p><strong>Kalp </strong>: İnsan kalbi, bölümleri detalı olarak gösteriliyor. Kalp kapakçığı takılmış bir kalbi inceleyebiliyorsunuz. Kalbin ana atar damarı aortun, hortuma benzeyen böyle geniş bir oluk olduğunu hayatta tahmin edemezdim. Hastalıklı aortları öyle sergilemişler ki, insanın onları gördükten sonra; yediğine, içtiğine ve egzersize önem vermemesi olanaksız.</p>
<p><strong>Damar Sistemi</strong>: Bu bölümde insanın nasıl bir damarlar yumağı olduğu gerçek vücut damar ağı ile sergileniyor. Tavşan ve horoz gibi birkaç hayvanın da damar sistemi sergilenmiş. Bu yumakları görmeden, bir insandaki damarların uç uca eklense, dünyanın çevresini iki kez dolaşacak kadar uzun olduğuna inanmanız imkansız. Ayrıca, bu aralar ATM makinalarında popüler olan damar tanıma sisteminin de, insana özel harika bir şifrenin kullanıldığı ne kadar parlak bir fikir olduğunu anlıyorsunuz.</p>
<p><a href="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_vessels.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-297" title="bw_vessels" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2010/07/bw_vessels.jpg" alt="" width="345" height="345" /></a></p>
<p><strong>Sindirim Sistemi</strong>: Ağızdan başlayıp, anüs ile biten tüm sistemi bütün olarak gördüm. Midenin ne kadar küçük olduğunu (bütün o yediklerimizi nasıl alıyor hayret!), dalak ve özellikle pankreasın şeklini şemalini,  oniki parmak bağırsağının on iki parmağa benzemediğini <img src='http://www.fatihgunes.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> , ameliyatla alınan apandistin neye benzediğini, kalın ve ince bağırsağın iç dokularını inceledim.</p>
<p><strong>Obezite</strong>: Sergide önemli ölçüde kullanılan plastinasyon dışında ikinci bir teknik var. Organların yatay veya dikey kesitleri alınarak sergilenior. Bu da organların içinin, veya hastalıkların organlarda oluşturduğu deformasyonu incelemenize olanak sağlıyor. Vücuttaki yağlanmayı anlatmak için fazla kilolu bir vücut ile normal bir vücudun dikey kesiti yanyana sergilenmiş. Vücudun hangi kesiminde nasıl bir yağlanma oluştuğu net olarak insanın kafasına yerleşiyor. Bunu gördükten sonra, insanın doğanın kendisine verdiği en büyük armağan olan vücuduna, böyle bir kötülüğü yapması, insanı düşündürüyor.</p>
<p><strong>Üreme Sistemi</strong>: Serginin son bölümü üreme sistemine ayrılmış. Erkek ve kadın üreme sistemleri parça parca ve vücut üzerinde gösterilmiş. Özellikle kadın üreme sisteminde, rahmin ne kadar küçük bir torbacık olduğu, beni şaşırttı.</p>
<p><strong>Plastinasyon</strong>: Çıkıştan önce, sergide yer alan tüm örneklerin, plastinasyon tekniği ile nasıl hazırladığını izleyebilirsiniz.</p>
<p>Sergi tüm bölümlerde, cansız insan örnekleri; öğretici videolar, posterler, açıklayıcı yazılar, bölüm ile ilintili özlü sözler ile başarılı ve ölçülü bir şekilde destekliyor. Bu açıdan da sergiyi gayet başarılı buldum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/body-worlds/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHL deki rötarlara şaşmamalı</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/ahl-deki-rotarlara-sasmamali/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/ahl-deki-rotarlara-sasmamali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 21:18:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[thy ahl rötar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihgunes.com/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Uçak yolculuklarında Yeşilköy Atatürk Hava Limanını kullananlar bilir. Uçuşlar genelde rötarlıdır. Bu durum AHL&#8217;nın yoğun trafiği ile açıklanır, ki hak vermemek imkansızdır. Gerçekten çok yoğun bir hava trafiği var. Ben de Ankara&#8217;da ki projemiz dolayısıyla AHL yi yoğun olarak kullanıyorum. Dolayısıyla rötarlara hem alıştım, hem de kabullendim, ta ki dün sabah 06:00 uçağı ile uçana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-162" style="margin: 5px;" title="airplane_clipart" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/airplane_clipart-150x150.jpg" alt="airplane_clipart" width="150" height="150" />Uçak yolculuklarında Yeşilköy Atatürk Hava Limanını kullananlar bilir. Uçuşlar genelde rötarlıdır. Bu durum AHL&#8217;nın yoğun trafiği ile açıklanır, ki hak vermemek imkansızdır. Gerçekten çok yoğun bir hava trafiği var. Ben de Ankara&#8217;da ki projemiz dolayısıyla AHL yi yoğun olarak kullanıyorum. Dolayısıyla rötarlara hem alıştım, hem de kabullendim, ta ki dün sabah 06:00 uçağı ile uçana kadar.<span id="more-159"></span></p>
<p>Dün sabah, günün ilk uçağı olan 06:00 İstanbul &#8211; Ankara uçuşuna biletim vardı. Olması gerektiği üzere gece 04:30 da uyandım, 05:00 de yola çıktım, 05:15 de hava alanındaydım. Rutin bir şekilde 05:30 da uçağa alındık. Kaptan pilotun anonsunda, &#8220;uçuşda 1. sıradayız&#8221; ifadesi içimi rahatlattı. Günün ilk uçağıydık ve nihayet uzun süreden sonra, tam saatinde rötarsız olarak kalkabileceğimizi düşünmüştüm. Ancak 06:00 da kalkması gereken uçak, 15 dk. gecikme ile 06:15 de kalktı.</p>
<p>Günün ilk uçağının, tüm pist bomboş iken ve ilk sıradayken, 15 dk. gecikmesi, birden beyin loblarım arasından kıvrıla kıvrıla düşen bir jetonun sesini kulaklarımda çınlattı.</p>
<p>Bir önceki pazartesi günü 09:00 uçağındayken kaptan pilot, uçuş sırasında 12. sırada olduğumuzu anons etmişti ve uçak 1 saat rötar ile ancak kalkabilmişti.  Elbette ki günün ilk uçağı, pist bomboş iken 15 dk. rötar yapıyorsa, bilmem kaçıncı uçağının 1 saat rötar yapmasından daha doğal ne olabilirdi ki.</p>
<p>İnsanın aklına şu can sıkıcı soru mıh gibi çivileniyor: Günün ilk uçağı, bomboş pistte neden rötar yapar?</p>
<p>Acaba havayolu çalışanları da yolcular kadar dakik olmak zorunda mı? Uçakların kalkış saatine yarım saat kala hava alanında check-in yaptırmış olmanız gerekir. Uçağınızın %100 rötar yapacağını bilseniz bile check-in süresini geçiremezsiniz. Ben bu yarım saati birkaç dakika geciktirdiğimden dolayı daha uçağın kalkışına en az 25 dk.  var iken uçağa alınmadığımı bilirim. Aynı dakikliği THY den neden talep edemiyoruz?</p>
<p>Türk Hava Yollarında uzun süredir güzel işler yapılıyor. Başkan Temel Kotil akademisyenlikden gelme, işinin ehli bir uçak mühendisi. Tüm dünyada uçak sektöründe global krizden dolayı hava yolları batarken, THY kar ederek, yatırım yaparak, büyüyerek yoluna devam ediyor. Ancak görünen o ki daha yapılacak şeyler var.</p>
<p>Uçuş süresi ne kadar geç olursa, rötar da o kadar fazla. Onun için tavsiyem, işiniz olsun olmasın, siz erken uçuşları tercih edin. Gittiğiniz yerde; biraz gezinti, biraz aylaklık, can sıkıcı rötarlardan çok daha eğlenceli<br />
olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/ahl-deki-rotarlara-sasmamali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soyağaçları internetde kök salıyor!</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/soyagaclari-internetde-kok-saliyor/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/soyagaclari-internetde-kok-saliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 23:06:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[aile soyağacı]]></category>
		<category><![CDATA[gedcom]]></category>
		<category><![CDATA[genealogy]]></category>
		<category><![CDATA[geni]]></category>
		<category><![CDATA[genoom]]></category>
		<category><![CDATA[myheritage]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fg.erpnedir.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Çoktandır aklımda soy ağacımı internet üzerinde bir ağaç yapısında tanımlamak ve bunu akrabalarımla paylaşmak isteğim vardı.  Daha önce bu konuda yıllardır faaliyet gösteren ve bu mecranın dünyada ağababası olan MyHeritage sistemini incelemiştim. Ancak bu yazılım kullanıcının bilgisayarında çalışıyordu. Son incelemenden bu yana, soy ağacı meselesi çağ atlamış. Bu konu genel olarak dünyada &#8220;Genealogy&#8221; kavramı ile ifade [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-131" title="family_tree" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/family_tree1.gif" alt="family_tree" />Çoktandır aklımda soy ağacımı internet üzerinde bir ağaç yapısında tanımlamak ve bunu akrabalarımla paylaşmak isteğim vardı.  Daha önce bu konuda yıllardır faaliyet gösteren ve bu mecranın dünyada ağababası olan MyHeritage sistemini incelemiştim. Ancak bu yazılım kullanıcının bilgisayarında çalışıyordu. Son incelemenden bu yana, soy ağacı meselesi çağ atlamış. Bu konu genel olarak dünyada &#8220;Genealogy&#8221; kavramı ile ifade ediliyor.</p>
<p>Benim beklentim Web 2.0 ın nimetleriyle bezenmiş, online bir soy ağacı sistemiydi. Aradım ve beklediğimden çok daha fazlasını buldum.</p>
<p><span id="more-125"></span></p>
<h3>Bir soy ağacı ile neler yapılabilir?</h3>
<p>Öncelikle aşağıdaki resimde olduğu gibi soy ağacınızı resimli olarak oluşturabilir, akrabalarınızla paylaşabilirsiniz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-144" title="family-tree-vo" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/family-tree-vo1.jpg" alt="family-tree-vo" />Akrabalarınızı, epostalarını sisteme girerek, onların da katkı yapmasını sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Akrabalarınızın doğum günlerini soyağacından takip edebilirsiniz.</p>
<p>Bu soyağacı meselesi yurtdışında çok rağbet gören bir mesele. Nedense bizde pek sesi duyulmadı. Birkaç denemeler oldu ancak pek tutulmadı. Başarılı örneklerden biri www.akrabaonline.com Yurtdışında tutmuş bir soyağacı sitesini, sadece arayüzünü Türkçe&#8217;ye çevirerek para kazanmaya çalışan, ismi lazım olmayan enteresan bir örneğe de rastladım. Neyse, bizim işimiz düzgün örneklerle.</p>
<p>MyHeritage yıllardır dünyada, bu işin öncülüğünü yapıyor. Soyağacı sisteminin, online/offline değişik türevlerini barındıran birçok hizmet ve yazılım var internetde. Ancak benim aradığım birkaç özellik vardı:</p>
<ol>
<li>% 100 online olması: Sistem tamamen web üzerinde olmalı.</li>
<li>Web 2.0 desteklemesi: Arayüzleriyle, entegrasyonuyla ve sosyal ağ bağlantılarıyla</li>
<li>Ücretsiz olması</li>
<li>Türkçe arayüzünün olması</li>
</ol>
<h3>İncelediğim Örnekler</h3>
<p>Online / Offline birçok örnek inceledim. Ancak yukarıdaki kriterlere uyan ve öne çıkan üç tanesi: Geni, Genoom ve MyHeritage.</p>
<p><a href="http://www.geni.com"><img class="alignnone size-full wp-image-140" title="GeniLogoCropped" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/GeniLogoCropped1.jpg" alt="GeniLogoCropped" width="130" height="43" /></a> <a href="http://www.genoom.com"><img class="alignnone size-full wp-image-141" title="genoom_logo" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/genoom_logo1.png" alt="genoom_logo" width="119" height="52" /></a> <a href="http://www.myheritage.com.tr/"><img class="size-thumbnail wp-image-148" title="MyHeritageLogo" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/11/MyHeritageLogo1-150x58.gif" alt="MyHeritage" width="135" height="52" /></a></p>
<p>Üçü de birbirine çok benziyor. Üçü de kriterimin dördünü de tamamen karşılıyor. Benim kullanım kolaylığı açısından ve arayüz çevirilerinin başarılı olması açısından tercihim Genoom oldu. MyHeritage ın tecrübesi, Geni nin oturmuşluğu ve Genoom un da yeniliği öne çıkıyor.</p>
<h3>Aktarım Konusu (GEDCOM)</h3>
<p>Soy ağacı bilgisi önemli bir bilgi olduğundan, bu değerli bilgiyi bilgisayarımıza kaydetmek isteriz. Hatta bir sistemde kaydettiğimiz soy ağacımızı başka sistemlere de taşımak isteriz. Bu ihtiyaca cevap veren anahtar kelimemiz GEDCOM. Bir sistemde soyağacınızı oluşturduysanız, soy ağacınızı bilgisayarınıza GEDCOM standardını destekleyen bir dosya olarak kaydedebilirsiniz. Daha sonra bu dosyadan geri yükleme yapabilir veya başka bir sisteme aktarma (import/export) yapabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/soyagaclari-internetde-kok-saliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evliya Çelebi&#8217;nin İzindekiler.</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/evliya-celebinin-izindekiler/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/evliya-celebinin-izindekiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 20:47:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fg.erpnedir.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Yağmurlu bir Eylül gününde, Darıca&#8217;dan kalkan araba vapurunun yolcu bölümünde rastladım, bir grup serüvenci İngiliz bilim adamına. Belgesel çekimi yapan bir kameraya, Evliya Çelebi&#8217;den bahsediyorlardı. Bazılarının üzerinde &#8220;Ride&#8221; ve &#8220;Evliya&#8221; yazan tişörtler vardı. İlgimi çeken şey, Ride kelimesinin atla yapılan seyahat anlamına gelmesiydi.
Kamera çekimi faslından hemen sonra iletişim kurdum. Yaşları 45-55 arasındaki grup, Dr. Caroline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-102" title="evliya-horseback" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/10/evliya-horseback.jpg" alt="evliya-horseback" />Yağmurlu bir Eylül gününde, Darıca&#8217;dan kalkan araba vapurunun yolcu bölümünde rastladım, bir grup serüvenci İngiliz bilim adamına. Belgesel çekimi yapan bir kameraya, Evliya Çelebi&#8217;den bahsediyorlardı. Bazılarının üzerinde &#8220;Ride&#8221; ve &#8220;Evliya&#8221; yazan tişörtler vardı. İlgimi çeken şey, Ride kelimesinin atla yapılan seyahat anlamına gelmesiydi.<br />
Kamera çekimi faslından hemen sonra iletişim kurdum. Yaşları 45-55 arasındaki grup, Dr. Caroline Finkel ve Profesör Gerald MacLean öncülüğünde, 400 yıl önce Evliya Çelebi&#8217;nin gezdiği rotayı (küçük bir bölümünü elbette), aynı koşullarla at üzerinde tekrarlayacaklardı. Harika bir serüven diye düşündüm. Neden Evliya Çelebi diye sorduğumda, Evliya&#8217;nın en az Marco Polo kadar önemli bir gezgin olduğunu, ancak pek duyulmadığını söylediler. Bize ait olan, fakat kıymetini pek bilmediğimiz bir mirasın farkındalığını buruk bir biçimde hissettim.<span id="more-51"></span><br />
Gelelim detaylara. Öncelikle gezi şu anda devam ediyor. Ekip, 5-6 hafta süreceğini söylemişti. Merak edenler için gezi ile ilgili bir günlük <a href="http://www.hoofprinting.blogspot.com/">buradan </a>yayınlanıyor.  Bu etkinlik Evliya Çelebi&#8217;nin doğumunun 400. yıldönümü dolayısıyla organize edilmiş. Konu ile ilgili <a title="Evliya Çelebi Way" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Evliya_%C3%87elebi_Way" target="_blank">wikipedia sayfası</a> ve İngiltere Kent Üniversitesi <a title="Kent Evliya" href="http://www.kent.ac.uk/english/evliya/concept.html" target="_blank">sayfası</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/evliya-celebinin-izindekiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bursa Uludağ Teleferiğinden güzel bir hikaye çıkar.</title>
		<link>http://www.fatihgunes.com/uludag-teleferiginden-guzel-bir-hikaye-cikar/</link>
		<comments>http://www.fatihgunes.com/uludag-teleferiginden-guzel-bir-hikaye-cikar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 21:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Güneş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fg.erpnedir.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Öğrencilik yıllarımda, Bursa&#8217;ya bir turist kafilesi götürmüştüm. Teleferik ile Uludağ&#8217;a çıkmıştık. Hafızamda kalan hoş anılardan biridir. On yıl sonra, bayramın ikinci günü teleferik ile Uludağ&#8217;a tekrar çıktım.
Birinci olarak, teleferiği bayram seyran gibi yoğun zamanlarda kullanmamanızı öneririm. Oldukça uzun kuyruklar oluşuyor. Zaman kaybı ve bekleyiş, teleferik zevkine limon sıkıyor.
İkinci ve önemli nokta, teleferik ile ilgili yapım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-123 alignright" title="Cable Car 1" src="http://www.fatihgunes.com/wp-content/uploads/2009/09/Cable-Car-1-150x150.jpg" alt="Cable Car 1" />Öğrencilik yıllarımda, Bursa&#8217;ya bir turist kafilesi götürmüştüm. Teleferik ile Uludağ&#8217;a çıkmıştık. Hafızamda kalan hoş anılardan biridir. On yıl sonra, bayramın ikinci günü teleferik ile Uludağ&#8217;a tekrar çıktım.</p>
<p>Birinci olarak, teleferiği bayram seyran gibi yoğun zamanlarda kullanmamanızı öneririm. Oldukça uzun kuyruklar oluşuyor. Zaman kaybı ve bekleyiş, teleferik zevkine limon sıkıyor.</p>
<p>İkinci ve önemli nokta, teleferik ile ilgili yapım detayları bende bir hayli merak uyandırdı. Teleferiğin içinde, yapımcı firma ve yapım yılını yazan ibare, birden aklımda güzel bir hikayenin ilk notalarını tınlattı. Bursa teleferiği 1960 lı yıllarda yapılmış dev bir projeydi ve eminim ki harika bir hikayesi vardı.<span id="more-31"></span> Bursa teleferiğinin toplam hat uzunluğu 4817 metre. Yaklaşık 30 dk. içinde, sizi 3 tonluk bir kabin ile 1621 metre yükseklikdeki Uludağ&#8217;ın Sarıalan mevkiine çıkarıyor. Bu seyahatte harika bir Uludağ manzarası ve Bursa&#8217;yı tepeden görebilirsiniz. Daha detaylı bilgiler <a href="http://bursadayasam.blogcu.com/teleferik_790144.html" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>Benim ilgimi çeken ise teleferiğin yapım hikayesi. Uludağ üzerinde 8 dev çelik ayak üzerinde yapılmış bu projenin yapım ihalesi 1956 yılında yapılmış.  İhaleyi kazanan İsviçreli <a href="http://www.vonroll.com/" target="_blank">Von Roll</a> firması 1958 &#8211; 1963 yılları arasında bu projeyi gerçekleştirmiş. Bu tarihlerde teleferik, İsviçre Alplerinde kendini kanıtlamış, yeni yeni dünyaya açılan bir sistem. Projenin yapım aşaması ile ilgili ilgi çekici fotoğraf ve bilgiler <a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=35568" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>O dönem Cumhuriyet yöneticilerinin, dünya çapında böyle bir projeyi  zamanında uygulamış olmaları ayrıca bir takdir konusu. (Bu konu hakkında ayrı bir yazı yazacağım.)</p>
<p>Projenin başında Hubert Sonderman isimli bir mühendis var. Kendisi daha sonra Türkiye aşığı olacak bu şahıs, öldüğünde Bursa Emir Sultan mezarlığına gömülecektir. Bu kişi hakkında biraz dini motifli bir yazı <a href="http://www.sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=2860" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>Bütün bunlar yapboz un parçaları. Bursa teleferiğinden çok güzel bir hikaye çıkacağına eminim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihgunes.com/uludag-teleferiginden-guzel-bir-hikaye-cikar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
